Not: Estetisyen ve Doktor
Kontrolünde Sağlıklı Güzelleşirsiniz
Lütfen Kulak dan Dolma Bilgiler ile
Sağlığınızla oynamayın
her insan ın cild ve vucud yapısı
çok farklıdır Güzelleşmek uğruna
sağlığınızı kaybetmeyin Doktor
Kontrolünde Jimnastik solanlarında
ve güzellik merkezleriinde bilgi
alınız
GÜZELLİK MASKELERİ
Avokado-Salatalık Maskesi
1 fincan avokado küçük kesilmiş
1 fincan salatalık küçük kesilmiş
1 yumurtanın beyazı
2 çay kaşığı süt tozu
Bütün içeriği bir blender'da krem
kıvamına gelene kadar işleme tabi
tutun. 30 dakika buzdolabında
bekletin ve soğuk olarak yüzünüze ve
boyun bölgenize tatbik ediniz. Mask
yüzünüzde kuruyana kadar kalmalıdır,
bu süre 30 dakika kadardır.
Sonrasında ılık su ile yüzünüzü ve
boynunuzu yıkayınız. Kuru bir havlu
ile yüzünüzü ve boynunuzu örtün.
Limon-Yumurta Maskesi
Yarım limon suyu
1 yumurta beyazı
Limon suyu ve yumurta beyazını
birlikte 3 dakika iyice çırpın.
Gözlerinizi koruyarak doğrudan
yüzünüze tatbik ediniz. 30 dakika
kadar bekleyiniz. Sonra yüzünüzü
yıkayınız ve nemlendirici sürünüz.
Salatalık
Maskesi
2 çay kaşığı dolusu küçük doğranmış
salatalık
1 çay kaşığı süt tozu
Salatalık ve süt tozunu iyice
karıştırıp, göz çevresine ve göz
kapağına tatbik ediniz. 10 dakika
bekleyiniz ve yıkayınız. Göz kremi
sürünüz.
Yağlı
Ciltler İçin Maske
1 fincan sıkılmış çilek
2 oz. raw accorn kabak veya bal
kabağı
Birlikte karıştırın ve yüzünüze
tatbik ediniz. Göze kaçmamasına
dikkat ediniz. 10 dakika sonra
yıkayınız ve toner veya yağsız
nemlendirici kullanınız.
Kuru Ciltler İçin Maske
Yarım avokado
1 dilim şeftali
Birlikte karıştırın ve yüzünüze, göz çevresine
tatbik ediniz. 10 dakika sonra yıkayınız.
Nemlendirici tatbik ediniz.
Her Cilde Uygun Mask
yarım çay kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı kuru siyah çay
1 yumurta akı
1 çay kaşığı bal
Tüm içeriği birlikte iyice karıştırınız. Tüm yüz ve
boyun bölgenize tatbik ediniz. 10 dakika sonra
yıkayınız. Daha sonra toner ve nemlendirici
kullanınız.
MAKYAJDA PÜF
NOKTALARI
FONDÖTEN
Mutlaka temizlenmiş, nemlendirilmiş cilde tatbik edilmelidir.
Nemli pamuk veya ufak nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra sabun ile yıkanmalı ve kurutulmalı.
Aydınlık bir yerde yapılmalı; Gündüz makyajı; gün ışığında, gece makyajı; iyi aydınlatılmış bir yerde.
Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalı. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalı.
Seçilen fondöten yüz ile aynı renk olmalıdır.
İnce bir tabaka halinde sürülmeli, sonuç doğal görünümlü olmalıdır.
PUDRA
Fondöten üzerine sürülecekse şeffaf olanları tercih edilmelidir.
Tek başına kullanılacaksa ten renginize uygun (mutlaka yüzünüzün bir yerinde denediğiniz) olmalıdır.
Büyük pudra fırçası ile ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Fırçayı, yüzünüzdeki ince tüylerin çıkış yönünde kullanmalısınız.
GÖZ
Toz farlar, kullanmı ve dayanıklılık açısından daha çok tavsiye edilir.
Sık sık temizlenen süngerli çubuk veya yumuşak fırçalarla sürülmelidir.

Açık renk farınızı gözkapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile gözkapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.
Gözlerinizin renginde far sürmek her zaman çok iyi netice vermez. Örneğin mavi gözlere, mavi far yerine açık - koyu gri, pembe kombinasyonları çok uygun olur. Siz kendi renginizi deneyerek bulmalısınız.

Gözlerinizi daha büyük göstermek isterseniz kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemi ile ince bir hat çekmeli, göz ucundan da biraz taşırmalısınız. Alt kipriklerin diplerine de ince bir hat çekmeli, ancak bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız.

Gözleriniz birbirine yakın ise gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir far ile belirgenleştirmelisiniz.

Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise gözpınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir far ile gölgelemelisiniz.
RİMEL (MASKARA)
Siyah veya koyu kahverengi rimel sürerek gözlerinizi daha büyük ve anlamlı gösterebilirsiniz.
Rimel sürerken başı hafifçe kaldırıp aynaya bu şekilde, bakarken boyamak göz çevresine bulaştırmamak açısından iyi bir tekniktir.
KAŞLAR
Kaşlarınızı yüzünüze en uygun şekilde şekillendirmek için elinize uzun bir çubuk veya kalem vs. alıp ayna karşısına geçin;

Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek şekilde dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.

Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan (gözeleriniz karşıya bakarken) gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.

Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözün kuyruğundan geçecek şekilde uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşın ideal bitiş noktasıdır.
Kaşınızı alırken, tüylerin çıkış yönüne doğru çekmeye dikkat etmelisiniz.
Makyaj ensasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.
Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; koyu kahverengi veya füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler halinde boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.
ALLIK
Yüze daha sağlıklı bir görünüm kazandırabilmek için allık sürmelisiniz.
Allık fırçası yumuşak ve uzun tüylü olmalı, sık sık yıkanmalıdır.
Allığın rengi ten rengine uygun olarak pembemsi veya toprak tonlarında olmalıdır.
Allık asla bir leke gibi durmamalı, çok hafif kullanılmalı, fırça bastırılmadan hafifçe değdirilerek sürülmelidir.
Gece makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir. Ancak çok iyi dağıtılmalıdır.

Allık ile yüzümüzde beğenmediğimiz bazı yerleri farklı gösterebiliriz.
Örneğin;
Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru ve şakaklara sürmelidir.

Köşeli bir yüzde; elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt - yan sınırına allık sürülürse yüzde daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.
Yazın yüzünüz güneşten bronzlaştığında her zaman kullanığınızdan daha koyu bir allıkla yüzünüze ışıltı katmalısınız.
DUDAK
Dudaklara dudak renginin bir ton koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ruj ile boyanarak kullanabilirsiniz veya yüzünüze fondöten sürerken biraz da dudaklara sürerek renk farkını azaltır, makyaja hazırlarsanız. Kullanacağınız rujun bir ton koyusu ile çerçeve yapıp içini ruj ile doldurarak daha kalıcı bir makyaj elde edersiniz.
Dudak makyajında şekil çok önemlidir.
Dudaklar ince ise; fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. Daha sonra dudak kalemi ile çerçeve çizilir ve içi uygun renk ruj ile boyanır.

Açık renk rujlar dudağı daha dolgun gösterir.
Kalın dudaklar, koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir.
Şimdi gözlerimizi ortaya çıkartacak, daha manalı gösterecek birşeyler yapalım...
Süngerli far fırçanıza biraz toz far alın. Fazlasını hafifçe üfleyerek atın ve gözkapaklarınıza nazikçe tatbik edin. (Farın rengi çok parlak, çok belirgin olmamalı ve yüzünüzün bütümünde çok aykırı durmamalı) Daha sonra farınızın birkaç ton daha koyusu ile gözün şakağa yakın ucundan başlayarak bir bölge yapın. Bunun için, fırçanızı göz ve kaş arasındaki çukur olan bölgede hafifçe sürtün.
Ucu inceltilmiş yumuşak bir göz kalemi ile gözkapağının üstüne, kirpiklerin hemen dibine ince bir hat çekin. Gözün ucunda bu hattı hafifçe dışarı, şakağa doğru uzatın. Alt kirpik diplerine de ince bir hat çekin ve pamuklu çubukla hafifçe dağıtın. Daha sonra kirpiklerinizi bol bol rimelleyin.
Yüzünüze sağlıklı, ışıklı bir görünüm vermek için allık kullanmalıyız. Büyük, yumuşak bir allık fırçasına biraz ton allık alıp fazlasını üfleyerek atın. Fırçayı yüzünüze bastırmadan, son derece hafif değdirerek şakaklara doğru sürünüz. Amaç yüzünüzde kızılımsı lekeler yaratmak değildir, allığın çok ama çok az kullanılması, iyice dağıtılması ve hafifçe renklendirmesi çok önemlidir.
Dudaklarınıza renksiz veya renkli bir ruj sürerek makyajınızı tamamlamalısınız. Bunun için de önce bir dudak kalemi ile hem dudak kusurlarını düzeltmek, hem de dudağın çevresini belirterek rujun daha düzgün sürülmesini sağlamalısınız.
DUDAK BAKIMI
Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız herşeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarını sağlamalısınız. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır.
Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.
Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalısınız.
Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.
Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın naturelliğinden hiç birşey eksiltmez. Önemli olan rengini doğru seçmek, süreceğiniz rujdan biraz daha koyu bir dudak kalemi kullanmalısınız. Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak bunu abartmayın. Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir etki yaratacaktır. Keskin ve koyu renkte çekilmesi dudaklarızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan kaçının. Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.
Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur. Ruju sürerken dudak kalemininde hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça kağıt mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız pek kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.
Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, "ruj sürdüm" diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.
GÖZ
MAKYAJI
Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici görünebilirsiniz.
Eğer açık tenli ve sarışınsanız, şanslısınız çünkü hemen her renk far kullanabilirsiniz.
Karamel, kahve, gri ve krem rengi özellikle yakışacaktır. Önce açık bir rengi (yumuşak bir gri, kemik ya da kehverengimsi bir pembe) kirpiklerin dibinden göz kapağının bitimine kadar sürün. Göz kapağının üstüne ise kahverengi, bronz gibi daha koyu renkler kullanın.
En koyu tonu da derinlik katması için göz kapağının bitiş çizgisine sürün.
Esmerler rahatlıkla koyu tonlar kullanabilirler. Koyu renk farı kirpiklerin dibine kadar, yanlara dogru hafif uzatarak sürün.
Kızıllar ise karamel, gri, lila veya siyah gibi renkleri kullanabilirler. Bu renklerle sarışınlarinkine benzer makyaj yapabilirsiniz. Ancak göz ile burun arasındaki bölgeye fazla koyu renkler sürmekten kaçının.
Eyeliner ya da göz kalemini hem üste hem alta ya da sadece üste sürebilirsiniz ama mutlaka sürdükten sonra yumuşatmalısınız. Bunu ıslak pamukla, pamuklu çubukla ya da bazı göz kalemlerinin arkalarında bulunan silgilerle yapabilirsiniz. Açık renkli farlar kullandıysanız ya da günlük hafif bir makyaj istiyorsanız, göz kalemini mümkün olduğunca ince sürün, ayrıca kahverengi göz kalemi kullanmak daha doğal görünmenizi sağlayabilir.
Gözün altına da kalem çekmek yerine, kirpiklerin dibine azıcık koyu renk bir far sürmeyi deneyebilirsiniz.
Rimel sürerken de bazı şeylere dikkat etmelisiniz. Kurumuş bir rimel (3 aydan sonra kurumaya başlar) istenilen etkiyi göstermez. Rimel sürmeden önce kirpikleriniz tarakla ya da kirpik kıvırıcısıyla düzelterek, karışmalarını ya da birbirlerine yapışmalarını engelleyebilirsiniz. Biraz ışıltılı ve farklı bir görünüm için siyah veya kahverengi sürdüğünüz rimelin üstüne sadece uçlarına mor ya da lacivert sürmeyi deneyebilirsiniz.
Kirpiklerinizin daha uzun ve gür görünmelerini istiyorsanız, rimelden önce biraz pudra sürüp, kuruduktan sonra da ikinci katı sürmek istediğiniz etkiyi yaratacaktır.
RUJLAR HAKKINDA BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Özellikle 2.dünya savaşı yıllarında yüzlerini çok soluk bulan kadınların kendilerini daha iyi hissetmeleri için ön plana çıkmaya başlayan ruj bir daha hiç yerini kaybetmemiştir. Charles Revson ilk kez aynı renkte oje ve ruj kullanarak bu konudaki modanın temellerini oluştumuştur.
Güzel, renkli ve canlı bir görünüm sağlayan rujun yararları bu kadar değil. Özellikle kendisini sonbahar ve kışın hissettiren dudak kurumaları ve çatlamalarına karşı rujla çok iyi bir koruma sağlıyorlar. Yazında rujlar dudakları çatlamaya ve kurumaya karşı korudukları gibi eğer uygun seçilmişlerse zararlı UV (Ultraviyole) ışınlarınıda süzerler. Ultraviyolenin yüksek miktarlarda bulunduğu kar ve dağ ortamlarında da rujun önemi artar. Cildinizi korumada gösterdiğiniz özeni mutlaka bu tür ortamlarda dudaklarınıza da göstermelisiniz. Bu konuda size yardımcı olacak ürünler yine rujunuzdur.
Büyük bir dikkat ile sürülen rujun birkaç saat sonra azaldığı gözlenir ve tazelenir. Peki bu azalan ruj nereye gitmektedir. Özellikle yemekler rujun hızla azaldığı hatta tamamen yok olduğu zamanlardır. Çünkü azalan ruj ağzımızdan sanki bir besin maddesi gibi sindirim kanalına gitmektedir. Peki ruj nelerden yapılmaktadır? uygun bir besin maddesi midir?
Rujlar genelde
Lanolin Oil, Castor Oil, Cetyl Acetate, petrolatum, Octyl hydrosterate, balmumu, Octyl Palmitate, Propylene glycol ricinoleate, Ceresin, Paraffin, Carnauba, Acetylated lanolin alcohol, PVP/Hexadecene copolymer, tocopheryl acetate (Vitamin E acetate), Acrylates
copolymer, Rose hips seed oil, Fragrance, Methyl Paraben, Propylparaben, BHA, renk veren pigment maddelerinden
(renk verici maddeler: demir oksitler, titanyum dioksit, zirkonyum tuzları, alüminyum tuzları, kalsiyum tuzları vb..) ve koku veren doğal aromalardan yapılırlar.
Rujların içinde bulunan petrolatum, lanolin, eosin , pigment maddeleri insan sağlığı açısında tehlikeli olabilecek maddelerin başında yer alır. Büyük bir kısmı petrolden elde edilen metalik yağlardan veya kimyasal maddelerden oluşur.
Lanolin, rujlarda bulunabilen bir maddedir. Doğal olarak kuzu koyun kıllarından elde edilir ve çok sayıda allerjen içerir. Son zamanlarda allerjik özellikleri azaltmak için sentetik lanolin daha çok kullanılmaktadır.
Günümüzde petrol kökenli ağır yağların yerine bitkisel kökenli yağlar almaya başlamıştır. Biraz daha pahalı olsalarda, sağlık açısından ciddi faydalar sağlarlar.
RUjlar içerdikleri maddeler açısından allerjik reaksiyonlara, dudaklarda şişmelere neden olabilirler. Ruj alırken mutlaka test edilmelidir. Seçtiğiniz ruj mutlaka Ultraviyole emici özelliğe sahip olamalı ve SBP (Güneş ışınlarını engelleme faktörü) içermelidir. Normal koşullarda SBF 15 dudaklarınızı korur, dağ ve kar gibi ortamlarda SBP 30 daha yüksek güvenlik sağlar. Güneş ve ultraviyolenin daha az olduğu ortamlarda ise SBF 8 yeterli olabilir.
Rujunuzda bulunması gereken bir diğer özellikte nemlendirici içermesidir. Dudak çatlaklarına karşı dudaklarınızı korur. Vitamin E ise antioksidan özelliği ile ikincil bir koruma sağlar. bazı çalışmalarda rujların kendilerine gelen ultraviyole ve diğer enerjileri emdiği ve oluşan enerjinin oksijen moleküllerini böldüğü, çok yüksek okside edici singlet oksijen oluşturduğu gösterilmiştir. Bu tip okside edicilerekarşı sizi antioksidanlar (vitamin E) etkinlik gösterir.
MASCARA
Uzun ve belirgin kirpikler için kullanılan bir makyaj malzemesidir. Diğer makyaj ürünlerini
kullanmayan kişilerin dahi vazgeçemedikleri bir malzemedir.
Mascara'nın fazla sürülmesi halinde kirpikler sağlıklı görünmezler, sert ve dikensi bir
yapıda görünürler. Kirpiklerin daha uzun görünmesi için daha fazla mascara sürmek yerine
kirpik kıvırıcı aletler yardımı ile kirpikleri yukarıda yukarı doğru altta aşağı doğru
kıvırılması daha etkili ve sağlıklı olur. Ancak kıvırma işleminde çok dikkatli olmak
gereklidir. Doğal olmayan bir açıya kadar kıvırmak hoş olmayan bir görünti yaratacağı gibi
kirpiklerin zarar görmesine de neden olabilir. Kıvırma işleminden sonra mascara sürülür,
aksi takdirde kirpiklerin kırılma ve kopma şansı artar. İyi bir kirpik kıvırıcısının ucunda
süngerli koruma kısmı olmalıdır. Kıvırma için kirpiklere hafif bir kuvvet tatbik edin ve bir
kaç saniye o şeklide durun. Daha sonra serbest bırakın.
Mascara Çeşitleri
Mascaralar genelde 2 tip olarak bulunmaktadır. Suya dayanıklı ve suda eriyebilen.
Suda eriyebilen mascaralardan beklenen; su ile yıkandıklarında kolayca çıkmalarıdır.
Özellikle cildi hassas olan ve özel temizleyiciler kullanmak istemeyen kişiler bu tip
mascaraları seçerler. Ancak satılan mascaraların bir çoğu suda eriyebilir olsalar da kolayca
çıkmazlar. Göz makyajı temizliğinde kullanılan bir ürün yardımı ile silinebilirler.
Suya dayanıklı mascaralar; su ile yıkamayla çıkmazlar. Mutlaka temizleyici ürünler
kullanmanızı gerektirirler. Yüzerken veya ağlanacak bir ortamda (düğünler, cenazeler)bu tür
ürünler seçilmelidir. Cild yağı nedeni ile bu tip mascaralardada akma görülebilir. Cild yağı
bir miktar mascarayı eritebilir. Suya dayanıklı olan mascaralar akmaz demek değildir.
Bazı İpuçları
Renkli mascaraları günlük iş hayatınızda sürmemelisiniz.
Akan mascaraları kullanmayın.
Suya dayanıklı mascaraları günlük olarak kullanmaktan kaçının. Temizlenmesi zordur ve
temizleyici ürünler gerektirir.
Alt kapak kirpiklerine sürmeyi unutmayınız.
Mascaranızın nem derecesine dikkat edin ve fazla mascara sürmeyin.
Bir Mascara'yı almaya karar verdikten sonra size verilen ürünün kuruyup kurmadığını kontrol
ediniz. Standaki üründen daha koyu ise mutlaka değiştiriniz.
BACAK GÜZELLİĞİ
Bacakların dış görünümü, fiziksel yapısı, doğanın kadına verdiği bir
hediyedir. Her kadın sütun gibi bacaklara sahip olmak ister. Çarpık bir
bacağı, estetik ameliyatla bile düzeltmek zordur. Düzgün bir bacak
bakımla daha da güzelleştirilir, güzelliğini korur.
Bacakların cilt güzelliği, cilt bakımından ve genel bakımdan ayrı
düşünülmemelidir. Genellikle eller için kullanılan bakım ürünleri,
bacaklar için de kullanılır. Tonikler ve losyonlardan da
yararlanabilirsiniz. Sağlıklı bir cilt görünümü ancak iyi bir kan
dolaşımına sahip olmayı gerektirir. Dolaşımı artırmanın ve sağlıklı
olmasını sağlamanın en iyi yolu, masaj ve spor yapmaktır. Kasları
çalıştıracak ancak aşırı gelişimine neden olmayacak sporlar, güzel bir
bacak görünümü sağlar. Yürüyüş, step, aerobik, yüzme önerilebilir.
Egzersiz sonrası kaslarda biriken atık zararlı maddelerin atılımı için
iyi bir dinlenme gereklidir.
Bacak bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken noktaları sıralarsak:
- Yorgun bacaklarınızı mutlaka dinlendirin. Ayağınızı, bacaklardan
başlayıp topuğa dek kremleyin. Uygun bir yere uzanın ve bacaklarınız kalbiniz
seviyesinde olsun. Ayağınızın altına çok yüksek olmayan bir yastık
koyabilirsiniz. Bacaklarınızı sıra ile havaya kaldırın, el
parmaklarınızla kasları, uzun eksenleri boyunca iyice sıkarak masaj
yapın. Başlangıçta yumuşak olan masaj, adeleler alıştıkça sertleşmelidir.
- Bol bol yürüyüş ve spor yapın. Egzersiz, kan akımını hızlandırır ve
bacak kaslarınızı besler, gerginlik, sıkılık sağlar. Yürüyüşte
kullanacağınız ayakkabıların rahat olmasına dikkat edin. Egzersiz
sırasında terleyen ayaklarınızı derhal yıkayın ve iyice kurulayın. Nem,
mantar enfeksiyonlarını davet eder. İstenmeyen kokular ortaya çıkabilir.
- Bacak cildinin bakımında, yüzünüze kullandığınız nemlendirici ve
tonikleri kullanınız. Eğer bacağınızın cildi pürtüklü ise bitkisel sütler
ile daha güzel bir görünüme sahip olabilirsiniz. Bacak cildiniz UV ışınların özellikle yaz aylarında açıktır. Yüzünüze gösterdiğiniz özeni mutlaka bacaklarınızada göstermelisiniz. Kullanacağınız ürünlerin UV filtresi içermesi mutlaka gerekir.
- Bacağınızdaki tüyler yumuşaksa; bol oksijen sürerek onları sarartıp,
görünmez hale getirebilirsiniz. Sert iseler; tüyleri mutlaka yok etmeniz
gerekir. Bu takdirde değişik epilasyon yöntemleri uygulayabilirsiniz.
- Bacağınız kalın ve fazla kaslı ise, parafin banyoları, uygun spor ve
zayıflatıcı bir beslenme sistemiyle onları biraz inceltebilirsiniz.
TIRNAKLARINIZ ÖNEMLİDİR
Tırnaklarınız İçin..

Tırnakların renklendirilmesi ve
bakımı tarihten beri bilinen bir
olgudur. Hem kadınlar hem erkekler
tırnaklarını renklendirmişler ve
bakımlarını yapmışlardır.
Eski Mısır'da eller ve tırnaklar
kına ile renklendirilmişti. Bazı
kraliçeler ise kırmızı rengi tercih
etmişlerdi. Kleopatra pası
renklendirmede kullandı. Romalı
askerler savaşa giderlerken
saçlarını bukleler halinde
büktürtmekte ve tırnaklarını
renklendirmekte idiler. Tarihte ilk
kez tırnakları renklendiren ve
koruyan malzemeleri Çinliler
bulmuşlardır. Altın, gümüş, siyah ve
kırmızı o zamanlarda üretilen ve
tercih edilen renklerdi.
Günümüzde gökkuşağındaki tüm renkler
tırnaklara taşınabilse de, tırnak
bakımı ve korunması daha önemli bir
yer tutmaktadır. İyi ve kaliteli
olarak seçilen cila çıkartıcılar
tırnaklara ve cilde herhangi bir
zarar vermeden etkilerini
göstermektedirler. Uygun
nemlendiriciler tırnak ana
hücrelerini güçlendirmekte daha
sağlıklı ve güçlü tırnaklar
sağlamaktadır.
Tırnak sağlığınız için dikkat
etmeniz gereken bazı noktaları
aşağıda bulacaksınız
- Tırnaklarınızı sudan uzuak
tutunuz. Tırnaklar su emebilen
yapılardır ve su emdiklerinde
daha yumuşak ve zayıf bir yapıda
olurlar. Ev işlerinde mutlaka
eldiven kullanılmalıdır.
- Ellerinizi ve tırnak
köklerinizi mutlaka besleyici ve
nemlendirici kremlerle günde bir
kaç kez destekleyin. Özellikle
ıslanma öncesi ve sonrası
mutlaka kremleme yapın.
- Tırnak cilalarınızı asla
soymaya kalkmayınız.
Tırnaklarınızdan da küçük dahi
olsa bazı kısımlar bu cila
parçaları ile kopacaktır.
Cilaları soymak yerine ince bir
kat daha sürmeyi ve cilaların
kalkmasını engellemeniz daha
doğru olur.
- Cila çıkartıcınızın AHA (alpha
hidroksi asit) gibi ölü deri
katmanlarını çıkartıcı maddeler
içermesini ve doğal asitlikte
olmasını tercih ediniz.
TIRNAK BAKIMI
Bakımlı olmanın en büyük
göstergelerinden biri tırnaklardır.
Kimse çatlamış, uçları bozulmuş
ojelerle, etleri çıkmış, boyları
birbirini tutmayan tırnaklarla
dolaşmayı istemez. Kimisi bu işi
güzellik salonlarında halletseler
de, basit bir tırnak bakımı herkesin
yapabileceği bir iştir.
İşe tırnakları ve etleri yumuşatmak
için elleri bir süre ılık, tercihe
göre sabunlu ya da kremli bir suda
bekleterek başlayın. Yumuşayan etler
iyi bir makasla kolaylıkla
alınabilirler ancak fazla derinden
almamaya dikkat edin. Bunda pek
başarılı olamıyorsanız üzülmeyin
yaptıkça el alışkanlığı
kazanacaksınız ama yine de
istemiyorsanız etleri tırnak
diplerine doğru itmekle
yetinebilirsiniz.
Tırnaklarınızı törpülemeden önce
istediğiniz uzunlukta kesin. Eğer
kırılmış bir tırnağınız varsa
diğerlerini de aynı oranda kısaltın,
çok uzun tırnaklar arasında birinin
kısa olması daha çok göze batar.
Hatta bu durumda koyu ojeler yerine
beyaz, açık pembe yada ten rengi
gibi daha az dikkat çeken renkleri
tercih edin.
Törpülerken fazla sivri yapmaktan
kaçının ama ille küt tırnaklardan
hoşlanmıyorsanız önce küt törpüleyin
sonra köşeleri yuvarlatın.
Tırnaklarınız kısa ise küt
törpülemek daha çok yakışacaktır.
Tırnaklarınızın etli kısmı kısa ise
yani sıfır kesildiği zaman ince uzun
değilse arkadan bakıldığında birkaç
milim gözükecek kadar uzatın, mümkün
olduğu kadar ince uzun görünmelerine
çalışın. Ayrıca tırnaklarınız çok
geniş değilse sürdüğünüz ojenin
kapatıcı yani şeffaf olmayan bir
renk olmasına dikkat edin.
Oje rengi konusunda oldukça fazla
seçeneğiniz var. Genellikle kırmızı,
pembe ve beyaz tonları daha çok
kullanılmasına rağmen, lacivert, mor,
yeşil, bordo gibi alışılmamış
renkler cok moda. Daha çok gençlerin
tercih ettiği bu renkleri fazla uçuk
bulsanız bile koyu bir bordoyu ya da
koyu bir kahverengini her yaştaki
kadınlar kullanabilir. Henüz
ülkemizde fazla yaygınlaşmamış olsa
da cesaretiniz ve yeteneğiniz varsa
ojenin üstüne desenler yapmayı,
minik boncuklarla yada ince parlak
şeritlerle süslemeyi
deneyebilirsiniz.
BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ ?
Öneriler ve
İpuçları
- Eğer Ojeyi çok kalın
sürerseniz asla oje çıkartıcısı
ile inceltmeye çalışmayın, bu
ojenin parlaklığını ve
dayanıklılığını azaltacaktır.
- Ojenin kuruması için zamana
ihtiyacınız olacaktır, yatmadan
birkaç saat önce sürünüz. Çok
çabuk kurmalarını istıyorsanız
buzlu suda birkaç dakika
bekletmek işe yarayacaktır.
- Oje koruyucusunu tırnağın
altına doğru uzatırsanız, uçları
daha iyi korumuş olursunuz.
- Daha fazla parlaklık ve
dayanıklılık için, oje
koruyucusunu hergün
yenileyebilirsiniz.
- Oje renginizi seçerken
unutmayın ki: koyu renkler kısa
ve köşeli, açık ve pastel
renkler uzun ve oval tırnaklarda
daha iyi duracaktır.
- Tırnaklarınıza şekil
verirken tırnak tipinize en
uygun şekli vermeye dikkat edin.
Eğer tırnaklarınızı dar ise,
köşeli törpüleyerek daha güçlü
görünmelerini sağlayabilirsiniz.
Tırnaklarınız geniş ise daha
uzun bırakıp, oval törpüleyerek
daha ince görünmelerini
sağlayabilirsiniz.
- Ojelerinizi sıcak biryerde
saklamak kıvamını bozacaktır, o
yüzden en iyisi buzdolabında
saklamaktır.
GÜZELLİGİN AKLI ÇELEN
NUMARALARI
Rakamların bir dili olduğunu bilirsiniz. Peki, bunların sizin güzelliğinize ait minik sırlarla dolu olduğunu da bilir misiniz?.
|
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
8 |
9 |
|
A |
B |
C |
Ç |
D |
E |
F |
G |
|
|
H |
I |
İ |
J |
K |
L |
M |
N |
O |
|
Ö |
P |
R |
S |
Ş |
T |
U |
Ü |
V |
|
Y |
Z |
|
|
|
|
|
|
|
Önce isminizi 1 ile 9 arasındaki rakamların altına gelecek şekilde bir kağıda yazın.
Her harfin bir karşılığı sayı var. Daha sonra bu sayıları toplayın, eğer iki haneli bir sayı çıkarsa o iki sayıyıda bir birleri ile toplayın, tek haneli sayıya erişin.
İşte bu sizin güzellik sırrınızın sayısı!
(1) Gururlu ve Hırslı
Güzellik ve sağlık sizde adeta bir takıntı halinde. Zaman zaman kendinizi etrafınızdaki insanlarla karşılaştırıyor ve kendinizde eksik bir şey bulursanız çılgına dönüyorsunuz. Oysa siz zaten etkileyici bir tipsiniz.
(2) Dengeli ve Hassas
Çok narin bir yapınız var. Güzellik ve bakım sizin için çok önemli. Pastel tonlarda yapılan hafif makyajı seviyorsunuz. Ellerinize ve ayaklarınıza çok önem veriyorsunuz.
(3) Açık Sözlü ve Yaratıcı
Siz gururlu ve yaratıcısınız. Sağlıklı kalmak için elinizden geleni yaparsınız. Ancak dış görünüş ve güzellik çoğu kez ikinci plandadır. Çünkü siz sağlıklı olmayı güzel olmaya tercih eden insanlardansınız.
(4) Çalışkan ve Obur
Son derece yapıcı olduğunuz söylenebilir. Yemek yemeye çok meraklısınız. Sizin doğuştan gelen ve erkekleri etkisi altına alan bir çekiciliğiniz var. Doğruyu söylemek gerekirse sizin gözlerinize karşı koyabilecek erkek yok denecek kadar azdır.
(5) Çekici ve Lüks Tutumu
Esnek, canlı ve uyumlu bir tipsiniz. Sizin için sosyal yaşamın renkliliği çok önemli. Cekici bir görünümünüz var. Bu görünümün nedeni pahalı kozmetik ürünleri değil içinizdeki pozitif enerjinin dışa vurumudur.
(6) Zor Beğenen
Giyim ve süs eşyalarına olan düşkünlüğünüz herkes tarafından bilinir. Sizin masum ve korunmaya ihtiyaç duyan görünümünüz, çoğu erkeğin başını döndürmeye yetiyor da artıyor.
(7) Bağlayıcı ve Gizemli
Siz büyülü, bağlayıcı ve olağanüstü çekici bir tipsiniz. Sizinle bir kez konuşan, bir daha sizi unutamaz. Çünkü siz doğal çekiciliğinizile herkesin başını döndürüyorsunuz. Sizde çok etkileyici bir hava vardır. Güzel olduğunuz kadar zarifsiniz de.
(8) Kararlı ve Güçlü
Hırslı ve güçlü bir karakteriniz var. Güzelliik konusunda hiçbir takıntınız ya da endişeniz yoktur. Siz zaten çok rahat ve kendine güvenen bir kadınsınız. Bu da erkekler tarafından takdir ediliyor.
(9) İdealist ve Asi
Siz heyecanlı ve idealist bir kadınsınız. Sizin ruh halinizi sezebilecek bir erkekle yaşamınız, bir şölene dönüşebilir. Üstelik siz güzel ve sevimlisiniz. Sporu ve açık havayı çok seversiniz. Bu da size enerji ve güç veriyor
DOĞRU CİLT BAKIMI
Bol su içmek,
sağlıklı beslenme, çok hareket ve gevşeten
istirahatlar, dengeli bir hormon düzeyi, uyku ve
ultraviyoleden korunma, güzel bir deri için gerekli
yapı taşlarıdır. Hiç bir kozmetik ürün, bu temel
faktörlerin yerini tutamaz. Ancak sağlıklı bir
deriyi korumakta zordur. Kozmetik ürünler, derinin
ihtiyaçlarını sağladıkları gibi deriyi korurlar da.
Kozmetik Ürünler Cildi
Korurlar
Özellile Ultraviyole ışınlarının etkisi ile deri
kurudukça ve içerdiği suyu kaybedince, dışardan yağ
ve neme olan ihtiyacı artacaktır. Kozmetik
ürünlerden bir kısmı, bu amaca yöneliktir. Cilde
kaybettiği nemi verirler. Ayrıca içerdikleri bazı
kimyasal maddelerin yardımı ile ciltte düzelme
sağlarlar, parlaklık ve düzgünlük verirler. Bazı
kozmetik ürünler ise; cildin dış yüzünde biriken
veya yapışan kirleri, aşırı yağları temizlerler ve
cildin nefes almasını sağlarlar.
Ciltte bulunan yağ bezlerinin görevi, derinin en üst
tabakasını bir zırh gibi örtmektir. Mikroplar, bu
ortamda yaşıyamazlar ve cildin alt tabakalarına
geçemezler. Ayrıca cildin sahip olduğu nemin,
buharlaşmasına da engel olur. Yeterli miktarda yağ
ve nem oranı olan bir deri, sadece sağlıklı görünüş
vermez, aynı zamanda soğuk, güneş, rüzgâr, egzos
gazları, sigara dumanı, klima veya kuru kalorifer
havası gibi zararlı çevresel etmenlere karşı
koruyucudur.
Deri bakımını doğru olarak yapabilmek, cilt
temizliğinden başlar. Deri bakımı, doğru temizlik ve
doğru bakımla olur. Herkesin deri yapısı farklıdır.
Ayrıca yaşa bağlı olarak, mevsime bağlı olarak ve
ruhsal duruma bağlı olarak cilt, yapısını değiştirir.
Bir genelleme yaparsak, 4 deri tipi vardır: kuru,
yağlı, normal ve karışık. Her deri tipine uygun
bakım yapılmalıdır.
Cildin temizlenmesi için su yeterli değildir.
Havadaki toz zerrecikleri, gazlar ve kir, vücudun
kendi yağıyla birleşerek, deride yapışır kalır.
Ayrıca cildin en üst katmanı, zamanla dökülen bir
katmandır, bu katmanın da uzaklaştırılması gerekir.
En uygun deri temizliği, ılık su ve pH değeri düşük
sabunla yapılır. Temizleme sütü ve losyonları da
temizlik için uygundur ama, losyonlar cildin yağını
aşırı miktarda alırlar. Genelde geçerli olan,
derinin yağ oranı arttıkça, daha aktif yıkayıcı
maddeler kullanılmasıdır; daha kuru derilerde
nispeten daha az aktif maddeler kullanılır. Bitkisel
kökenli kozmetik ürünlerde, bu konuda oldukça ciddi
bir yere sahiptirler. İçerdikleri doğal maddelerle
iyi bir temizlik sağlarlar. İyi bir temizlik, ciltte
bulunan gözeneklerin ağızlarınında açılmasını sağlar.
Cildin boynuzsu en dış tabakası, zamanla dökülür,
eğer dökülmezse cilt kalınlaşır, gözeneklerin
ağızlarında da geniş mağralar oluşur... Ciltte
gözenekler belirginleşmeye başlar. Cilt kuru ve mat
bir hal alır. Özellikle bitkisel kökenli kozmetikler,
içerdikleri doğal AHA (Alpha hidroksi asit)
sayesinde bu katmaları soyarlar ve cilde, taze
parlak ve sağlıklı bir görünüm verirler, cildi
temizlerler.
Yapılan her temizlik, sadece ölü deri hücrelerini;
kir, yağ ve kozmetik kalıntılarını değil aynı
zamanda cildin asidik koruyucu mantosunu da geçici
olarak tahrip eder. Bu da cildin neminin kaybolması
ve sertleşmesine yol açar. Genç deriler, bu kaybı 30
dakika gibi kısa bir zamanda, yeniden yağ
salgılayarak kendiliğinden dengeler. Ama deri
yaşlandıkça, bu süreç de yavaşlar. Derinin dışardan
nem ve yağ desteğine gereksinimi artar. O nedenle,
duş ve banyoda pH değeri 5.5 civarında bulunan
sabunların kullanılması ve banyodan sonra tüm
vücudun nemlendirici kremler ile kremlenmesi
önemlidir.
Cilt tipine göre bakım :
Genel olarak sağlıklı, normal bir deride; normal bir
gündelik krem yeterli yağ ve nem ihtiyacını
karşılayacaktır (yüz için de geçerli).
Kullanacağınız kozmetik ürünler, cildinizi UV (ultraviyole
ışınları)'den koruyacak faktörleri içermelidir.
Ciltteki yaşlanmanın en büyük nedeni, UV ışınlarıdır.
Bu konuda
cilt ultraviyole' yı okumalısınız.
Derinizin ihtiyacına uygun içerikli kozmetik ürünler
kullanmalısınız. Bu ihtiyaç marka ya da fiyatlar ile
ilgili olmayıp, ürünlerin içerikleri ile ilgilidir.
Kremin esasını, sıvı yağ emülsiyonu içindeki katı
yağlar oluşturur (bunlar kuru deri için uygundur).
Tereddüt durumlarında bir deri hastalıkları
doktoruna veya kozmetik uzmanına danışılmalıdır.
Cildin nemini korumak ve
Lipozomlar
Cilde nem vermek ve nemin kaybolmasını engellemede,
kozmetik endüstirisinin geldiği son noktalardan
birisi de lipozomlardır. Lipozomlar, dış kılıfları
yağdan oluşan, içleri çeşitli maddelerin çözülmüş
olarak bulunduğu suyla dolu olan küçük
bilyeciklerdir. Çok küçük oldukları için, cildin
içlerine kadar ulaşabilirler, nemi en üst boynuzsu
tabakaya ulaştırabilirler. İçlerindeki yağ içeriği,
aynı zamanda nem kaybını önler. Fakat en küçük
lipozomlar bile, içinde kırışıklıkların oluştuğu
deri tabakasına derinlemesine ulaşamazlar.
CİLT BAKIMI-CİLDİNİZİ ERKEN YAŞLANMA ve CİLT
KANSERİNDEN KORUMADA 10 ALTIN ÖĞÜT
- Güneş ışınlarının en güçlü olduğu, sabah
10.00 ile 15.00 arasındaki saatlerde güneş
ışınları ile direkt temastan kaçınınız.
- Geniş kenarlı bir şapka kullanınız ve güneş
ışınlarını engelleyen giysiler giyiniz. Islak
T-shirt-lerin ve bir çok hafif giysinin güneş
ışınlarını geçirdiğini unutmayınız.
- UV (ultraviyole) ışınlarını süzen bir güneş
gözlüğü kullanın.
- Mutlaka güneş ışınlarına karşı en az 15 SPF
(sun protecting factor = güneş engelleme faktörü)
lik koruma sağlayan cilt ürünleri kullanınız. Bu
ürünleri güneşle temasınızdan 30 dakika kadar
önce uygulamaya özen gösteriniz.
- Kış veya soğuk dönemlerde de uzun süreler
güneşe çıkmak özellikle cilt kanserleri
açısından risk oluşturur. Güneş ışınlarına karşı
korumanızı bu dönemlerde de sürdürün .
- Bebeklerinizi direkt güneşten koruyunuz.
Özellikle 6 aydan küçük bebeklere güneş
ışınlarına karşı herhangi bir ürün kullanmayınız.
6 aydan küçük bebeklerin, metabolizmaları bu
kimyasal maddeleri vucuttan atamaz.
- 6 aydan büyük çocuklara da, serbestçe güneş
ışınlarına karşı olan ürünleri tatbik ediniz
- Siyah cilt rengine sahip insanların
ciltlerinde sadece melanin pigmentinin daha
fazla olduğunu ve o ciltlerde de kanser
olabileceğini unutmayınız.
- Özellikle yaz aylarında, bir an önce yanmış
bir cilde sahip olmak için kullanılan, yanma
hızlandırıcı ürünlerden kaçınınız
- Yanma hızlandırıcı ürünlerin, sadece yanık
bir ten sağladığını ve ciltte UV koruması
yapmadığını, ciltte kırışıklıklara ve kurumaya
neden olabileceğini unutmayınız.
TER VE TERLEME
Vücut yüzeyinin dağılmış halde 2-3 milyon ter bezi
vardır. Bu bezler vücut sıcaklığının korunması amacı
ile kanın, sıvı kısmından aldığı bazı tuzlar ve suyu
cilt yüzeyine atarak, buradan bu sıvının
buharlaşması sırasında, ciltten kaybedilecek enerji
nedeni ile ortaya çıkacak olan serinleme için
çalışır. Bu sıvı kokusuzdur. Bu sıvının oluşturduğu
nem, bakteri ve montorları üreterek koku yapabilir.
Bu bezler vücut ısısını arttığı veya duygusal bazı
durumlarda (heyecan) uyarılır.
Bir başka grup ter bezi ise, (apocrine bez), koltuk
altı, circumanal, perine (kasık), dış işitme kanalı
ve meme ucunda bulunur. Bu bezler daha koyu kıvamda
ve süt gibi bir salgı yaparlar. Bu salgının,
bakterilerce yapısının bozulması kötü kokulara neden
olabilir. Bu bezlerin gerçek görevleri çok net
bilinmemektedir. Sinir sistemimiz her türlü
uyarısında uyarılırlar. Bu bezlerin geçmişimizde
olduğu düşünülen kokusal haberleşmeden kalıntı
olabilir.
Anormal Terleme
Anhidros: Oldukça nadir görülen bu, hasta da genetik
olarak ter bezlerinin bulunmaması halidir.
Hiperhidrosis: Vücudun termal düzenleme ihtiyacından
daha fazla bir terleme fonksiyonu olmasıdır.
Sıklıkla endişe (anksiyete) durumlarında görülür.
Sosyal özelliği olan bir durumdur, eller terler,
gömlek ıslak durumdadır ve sosyal çevrede hoş
karşılanmaz. Genelde ya üst ya da alt vücut
eklerinde görülür. Bu apokrin kokunun yumurtlama
döneminde fazlalaştığı düşünülmektedir. Bu bezlerin
sinirlilik, korku ve heyecan durumlarında da arttığı
ve bu bezlerin sadece ter salgılamamakta oldukları
vurgulanan noktadır. Apokrin salgı ve bakteriler
buluştuğunda vücut kokusu ortaya çıkar.
Korunma
Sık sık banyo yapılması ile cilt yüzeyindeki bakteri
sayısı azaltılır. Bakteriler için gereken nemi
azaltan antiperspirant maddeler uygulanmalıdır.
Birçok kadın için günlük duş alınması ve deodorant
kullanılması, vücut kokusunun kontrolü için
yeterlidir. Bunun dışında özellikle oluşan nem
nedeni ile bakterilerin çok olduğu bölümleri (koltukaltı,
anüs-makat, kasık bölgeleri) anti bakteriyel
özellikli sabunlar ile yıkanması önerilmektedir. Bu
tip sabunların, cildi kurutucu etkilerinin de
olabileceğinden diğer bölgeleri daha cildi koruyucu
tipte sabunlar ile yıkamak gerekebilir. Günümüzde
duş jeli adı ile çıkarılan, bazı ürünler bu konuda
daha yardımcı olmaktadır. Ciltteki nemi azaltmak
amacı ile mısır nişastası (talk pudrası yerine)
hafifçe serpilerek kullanılabilir.
Terinizde renk varsa veya aşırılıktan şüphe
ediyorsanız doktorunuz ile konuşun. Bu amaçla
kullanılan ürünler 2 grupta toplanabilir.
Deodorantlar: Güzel kokuları ile tazelik
veren ve hafif kokuları bastıran ürünlerdir. Değişik
formlarda olabilmektedir. Genellikle mum şeklinde,
ucu misketli şişelerde ve sprey olarak
satılmaktadırlar.
Antiperspirant: İçerdikleri alüminyum kloride
ve benzeri aktif maddeler ile terlemeyi engelleyen,
nemi azaltan, kokuları ile tazelik veren ürünlerdir.
İçerdikleri Alüminyum klorur veya aktif madde
konsantrasyonuna göre etki süre ve gücü değişir. Mum,
misketli şişeler ve sprey formları vardır.