|
|
|
Sevgi ve Şükür Terapisi Dün gece çok tuhaf bir rüya gördüm. Masum yüzlü oniki tane melek ellerinde parlak ışıklar saçan mumlarla evimin bahçesine gelmişlerdi. Onlar mı bana bir şey vermek istiyorlardı, yoksa ben mi onlara bir şey vermeliydim tam olarak anlayamadım. Belki de farkında olmadan bir şekilde onları davet etmiştim. Ancak uyandığımda serher vaktiydi ve daha önce planlamadığım halde kuvvetle bu yazıyı yazmak geliyordu içimden. Rüyalar bir takım kozmik etkilerin kişinin veri tabanına göre suretlenmiş şeklidir. Kısaca, güçlü kozmik etkiler söz konusuydu ve bu yazı da bir etki ve tepki olayı.. O halde biz de ilâhi takdire direnmeyip hakkını verelim! Konumuz Sevgi ve Şükür Terapisi...
Bu terapiye Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gecelerde ve
eğer mümkünse seher vaktinde (sabah ezanı okunmadan biraz daha önce) devam etmenizi
öneririm. Hadi vakit kaybetmeden hemen başlayalım, hazır mısınız? Eğer namaz esnasında yeterince kimliğinizden ve
hatta varlığınızdan soyunamadınızsa, dert etmeyin, şimdi bunun
benzerini namaz dışında tekrar deneyeceğiz. Önce oturup düşünün, siz
kimsiniz? Hayır değilsiniz! Şimdi tek tek bu kimlikleri ve
rolleri üzerinizden çıkarın. Çünkü
siz sadece Allah'ın kulusunuz! Aslen bundan başka statünüz yok...
Sizi ne için yarattıysa zorunlu olarak bu rolü oynuyorsunuz. Bir süre için
izin çıktı kabul edin ve tüm bu
rolleri bir köşeye bırakarak saflığınızda veya yokluğunuzda huzur içinde bir tatil
yapın. Bu boyutun titreşimleri düze yakındır ve uyurken hiç rüya
görmediğinizde ne haldeyseniz, buna benzer diyor yaşayanlar(?).. Düşünce
yok, duygu yok, kimlik yok, beden yok, varlığınız dahi yok.. Tarifi
olmayan bir boyutu anlayıp tarif etmeye çalışıyoruz, mümkün mü? Öğrenci
demişki öğretmeni olan Bilge'ye; "Özde sınırsız bir
varlığım, ama şu anda sınırlıyım değil mi?".. Bilge
gülmüş ve "Sınırsızlığın ne olduğunu deneyimlemeyen, şu anda
sınırlı mı sınırsız mı olduğunu bilemez. Sen sınırsızlığı
deneyimledin mi ki sınırlı olduğuna karar verdin? Cahilce
konuşuyorsun!" demiş..
Bizimki de o hesap oluyor. Çünkü bilmediğimiz bir şeye ermek
istiyoruz. Neyse, fazla karıştırmayalım ve bu yokluktan ne
yakalayabildikse onunla yetinelim. Bu hal kısa sürse de önemsemeyin! Etkisi uzun sürecektir
emin olun! Sonra O güzelim Dünya'ya tüm boyutlarına ulaşacak (kabir alemi de dahil olmak üzere) sevgi dolu bir selam yollayın. Sonra yeryüzüne, üzerinde yaşayan tüm canlılara sunduğu nimetler için teşekkür edin ve O'nu yarattığı için Rabbül Alemin'e şükredin. Nimet ve bereketinin artması için dua edin. Bu sevgi dolu dua ve selamınız beden-ruh-zihinden oluşan varlığınızın tüm boyutlarından yayılsın yeryüzünün tüm boyutlarına... Kendinizi adeta bir ışık topuna dönüşmüş ve sanki bir yıldız gibi tüm yeryüzüne ışık ve enerjiniz yayılıyor olarak hayal edin. Yeryüzünde yaşayan hiç bir varlığı ayırıp, kayırmaksızın yollayın bu sevgi, selam, şükran ve duayı.. Hattâ geçmiş nebi ve rasullere, velilere ve insanlığın atalarına dahi ulaşsın bu sevgi dolu selam ve şükran duygularınız. Çünkü henüz dünyasal rolünüze geri dönmediniz (bürünmediniz), o halde rolünüzün değer yargılarından çok uzaksınız. Sizin için tüm boyutlarıyla yeryüzü ve üzerindeki canlılar tür, ırk, dil, din ve millet ayrımı yapmaksızın eşit statüde... Hâlâ kuantsal boyut (ışık boyutu) itibarıyla BİR olduğunuz bilinç halinin etkisindesiniz ve bu şuurdan uzaklaşmadınız. O sebeple bir kimliğiniz yok, son derece saf haldesiniz. Şimdi varlığınızın tüm zerrelerinde O'nu (Dünya'yı) hissediyor musunuz ve tüm yeryüzünü adeta bir sevgi seliyle ve pozitif enerjiyle (nurla)sarmalayıp yıkadınız mı? O'na huzur, mutluluk, bereket ve barış dilediniz mi? Yağmurları yağdırmakla, rüzgarları estirmekle, toprağın bereketini kuvveden fiile çıkarmakla, yani doğadaki tüm olayları düzenlemekle görevli melekler olduğunu biliyor musunuz? Şimdi onlara da sevgi dolu bir selam yollayın. Cevaplarını işitmek istiyorsanız, kulaklarınızı kullanmaktan vazgeçin. İşte "selam selam!" diyerek hepsi yanınıza koşup geldi. Onlar tertemiz niyetle yapılan sevgi dolu selamlara bayılırlar, adeta bu mesajın geldiği yere mıknatısla çekilirler. Şimdi de yeryüzünün tüm velilerine ve bilgelerine sevgi dolu bir selam yollayın ve size evrensel sırları kavramanızda yardımcı oldukları için onlara teşekkür edin! Onları yarattığı için Rabbül Alemin'e şükredin ve onlar için dua edin! Şimdi tüm yeryüzündeki insanların sessiz sözlerini kulaksız işitmeye çalışın. Sevinçleri, mutlulukları, kahkahaları ve hüzün çığlıklarını işittiniz mi, gözyaşlarını seyrettiniz mi, ihtiyaçları farkettiniz mi? Onları bir anne gibi sevgi, şevkat, merhamet ve hoşgörüyle sarmalayıp, teselli ettiniz mi? Teselli sözcüklerinizi işitmeleri için elinizden gelen gayreti gösterdiniz mi? Tıpkı evlatlarınız için istediğiniz gibi, onları yarattığı için Rabbül Alemin Allah'a şükredin ki, uzun bir ömürleri olsun. Onlara dua ettiğiniz için ataları Adem'in de size dua ettiğini işittiniz mi? O'na da sevgi ile selam ve şükranlarınızı yollayın. Sonra tüm insanlık için rahmet, merhamet, şevkat ve bağışlanma dileyin! Her türlü ihtiyaçları için, sağlık, mutluluk ve huzurları için dua edin! Duanıza icabet olacağına inanın ve bu inançla tatmin olduğunuz an duayı bırakın ve kabul olduğundan asla şüphe duymayın! * Kullarım (Habibim) sana beni sorunca (haber ver ki) işte ben muhakkak yakınımdır. Bana o dua edenin da'vetine icabet ederim. (Bakara,186) Sonra müslüman din kardeşlerinize sevgi dolu bir selam gönderin ve az önce tüm insanlık için dilediklerinizi onlar için de tekrarlayın. Günahlarının bağışlanması için dua edin ve onlar için Hz. Rasulullah'ın şeffatini taleb edin. Dünya ve ahirette onlar için huzur, mutluluk ve güzellikler dileyin. Sonra biraz daha yaklaşın yeryüzüne ve yaşadığınız ülkenizi görün. Az önce tüm yeryüzü için yaptıklarınızı ülkeniz ve halkınız için tekrar edin. Sonra biraz daha yaklaşın ve yaşadığınız şehir ve ahalisi için aynısını tekrar edin. Sonra semtiniz, mahalleniz ve iş yeriniz için de aynı şeyleri tekrar edin. Hattâ özellikle sizi sevmeyen tüm tanıdıklarınıza, dost postuna bürünmüş düşmanlara.. Bunlar akrabalarınız, iş arkadaşlarınız, komşularınız ve mahalle esnafından birileri de olabilir. Biraz gönülsüz mü yolluyorsunuz selamı? O halde gelin onları bağışlayalım. Unutmayın ki, onlara niçin kırgınsanız, o şeyi Allah dilediği için yapmışlardı ve yapmaya devam ediyorlar. Küllî iradeden paylarına düşeni yapmamak gibi bir şansları veya karşı koyacak kudretleri mevcut değil! Hattâ aslen varlıkları dahi mevcut değil, daha ne olsun? Eğer imanın şartlarından biri olan kadere iman ediyorsanız ve evrensel gerçekleri/sırları öğrendinizse, kabul etmelisiniz ki, bu fiilleri isteyerek yapmıyorlar. Rableri Allah'ın takdirine mecbur her biri... Hem bu filleri işlemeye mahkum edildikleri için, talihsiz olan siz değilsiniz, bilakis onlar.. Şimdi onlara bu talihsizliklerinden ötürü merhamet ettiniz mi? Hadi onları yaratan rableri hatırına, oldukları gibi kabul edip bağışlayın ve sevin... Ayrıca düşünecek olursanız, olgunlaşma sürecinize katkıları da yadsınamaz. Farkında olmayarak da olsa size büyük iyilikleri dokundu. Bu sebeple gücenilmeyi değil, teşekkürü hakediyorlar gerçekte... Hem kötü dedikçe kötü oldular görmüyor musunuz? Siz onları sevmedikçe sevgisiz kaldılar, sevgisiz oldular. Onları bilmeden siz bu hale getirdiniz aslında... Sevginize, ilginize, şevkatinize, merhametinize ve bağışlamanıza hem onların, hem de sizin ihtiyacınız var. Sevgi, hoşgörü, bağışlama ve zıddı olan nefret, kin ve hoşgörüsüzlük gibi özellikler ve beraberlerindeki negatif ve pozitif enerjiler geri dönüşümlü olarak akar aranızda... Yani, ne yollarsan, geri dönen o olur ancak! Asla ilk adımı karşınızdan beklemeyin, ilk adım daima sizden olmalı.. Bu sizin kulluğunuz, sizin seyriniz. Siz sizden mesulsünüz ve kendi tercihlerinizin sonucunu yaşayacaksınız. Yeryüzünde birlikte sahne aldığınız herkes, holografik yasaya göre düşündüğünüz gibi şekillenip geldiler karşınıza... Seyreden olarak, seyretmek istediğinizi belirleme şansınız var, bir deneyin! Her bir valığın sonsuz oluş ve halleri gizli bu dev hologramda.. Kuvveden fiile çıkmak için sizin talebinizi ve seçiminizi bekliyorlar. O sonsuzdan en güzeli, en hayırlıyı seçip getirin. "Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz!" (76/30) ve "O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir." (2/117) ayetlerini bilmiyor musunuz? Dua edebildiğinize göre, demekki bunu O dilemiş ve O'nun dilediği de olur! O zaman hayır ve güzellikten ne dileyebiliyorsanız dileyin! Hazır şu anda rahmet kapıları açılmışken, fırsatı değerlendirin! Şimdi gönülden gelerek her birine tekrar sevgi dolu bir selam daha yollayın. Tüm dert ve sıkıntılarının dinmesi için onları sevgi, şevkat, hoşgörüyle sarmalayın! İçine girdikleri nefret, kin ve hoşgörüsüzlük cehenneminden kutulmaları için Rabbül Alemin'e dua edin ve onlara bolca hayır, nimet ve bereket dileyin! Varlıkları ve sağlıkları için şükredin ki ömürleri uzasın. Şimdi evinize girdiniz, sevgiyle tüm ev halkına (ailenize, evcil hayvanlarınıza, taş duvar zannettiğiniz yapıya ve eşyalarınıza, ve hattâ beş duyuyla algılayamadığınız boyutlar itibarıyla yaşayanları da düşünerek evinizin tüm boyutlarına bu sevgi dolu selamı yollayın. Sevinçle ve sessizce onlara geldiğinizi haber verin. Aynı şükrü, duaları, bereketi ve sevgi mesajlarını onlar için de tekrar edip, döndüğünüz huzur cennetinden getirdiğiniz nurlu ışığınızla herbirini yıkayın. Artık yeryüzü sevginizle ve ışığınızla yıkandı ve nura gark oldu. Herkes ondan nasibini aldı. Şimdi geri dönüşüm sistemi işlemeye başladı ve tüm yeryüzü topyekün yolladığınız selam, sevgi ve duaları size yansıtıyor artık... Yolladıklarınız misliyle size geri dönüyor. Sanki bir ışık tufanı içinde kaldınız ve bu nur deryası içinde kendinizden geçip şükrederek secdeye gittiniz. Hey merhaba!.. terapimiz bitti. Şimdi kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Yoksa sadece bir hayal kurduğumuzu mu düşünüyorsunuz? Siz öyle sanın! Hayalini kurmadığınız hiç bir şeyi meydana getiremezsiniz! Selam ve sevgiyle....
@ngelic |